“YIKIM TEK ÇÖZÜM DİYE DAYATILIYOR”
Mudanya başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca yapının yıkım tehdidi altında olduğunu belirten Hacıoğlu, asıl sorunun görmezden gelindiğini ifade etti:
“Ruhsat alamadı diye, evine küçük bir ek yaptı diye, ahır kurdu diye vatandaşın evi başına yıkılıyor. Peki soruyoruz: Tek çözüm gerçekten yıkım mıdır?”
BÜYÜKŞEHİR YASASIYLA KÖYLÜ CEZALANDIRILDI!
2014’te yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile köylerin plansız bırakıldığını hatırlatan Hacıoğlu, belediyelerin açık ihmali olduğunu söyledi:
“Yasa açık: Belediyeler iki yıl içinde imar planlarını yapmak zorundaydı. Yapmadılar. Bedelini kim ödüyor? Köylü. Dar gelirli. Vatandaş.”
Planı yapmayan belediyelerin, bugün vatandaşa ceza, dava, hapis ve yıkım tehdidiyle yaklaştığını vurguladı.

İMAR BARIŞIYLA VATANDAŞ KANDIRILDI MI?
2018’de çıkarılan İmar Barışı’nın uygulamada büyük bir mağduriyet yarattığını söyleyen Hacıoğlu, sert ifadeler kullandı:
“Reklamlarla çağırdınız, süreleri uzattınız, bankaları hafta sonu açtınız ama kritik tarihi özellikle gizlediniz. Bugün aynı vatandaşa ‘yanlış yaptın’ deyip yıkım tebligatı bırakıyorsunuz. Devlet vatandaşına tuzak kurmaz.”

“PLAN YOK, ÇÖZÜM YOK, AMA YIKIM VAR”
Mudanya’da köylünün evlerinin eski ve riskli olduğunu, yenilemek isteyen vatandaşın ise ‘imar yok’ duvarına çarptığını belirten Hacıoğlu, sorumlulara açık çağrı yaptı:
“İmar planını yapmayan kim? Yıllarca bu bölgeyi plansız bırakan kim? Neden yine bedeli vatandaş ödüyor?”
Belediyelerin asli görevlerini yapmadığını söyleyen Hacıoğlu, yıkım politikalarını “vatandaşı cezayla terbiye etme anlayışı” olarak tanımladı.
“BU ANLAYIŞ İFLAS ETMİŞTİR”
Açıklamada kullanılan en sert ifadelerden biri ise yıkım politikalarına yönelik oldu:
“Yıkım siyaseti iflas etmiştir.
Vatandaşı suçlu ilan eden bu anlayış iflas etmiştir.”

NET TALEP: YIKIMLAR DURSUN, PLANLAR YAPILSIN
İYK’nin taleplerini net bir dille sıralayan Hacıoğlu şu çağrıyı yaptı:
Yıkımlar derhal durdurulmalı
İmar planları acilen hazırlanmalı
10 milyon bağımsız birimi ilgilendiren sorun için TBMM düzenleme yapmalı
Köylünün ve dar gelirlinin evi korunmalı
Yapılar kayıt altına alınarak mülkiyet verilmelidir.
“BU MESELE HUKUKİ DEĞİL, SİYASİDİR”
Açıklamanın sonunda ise uyarı niteliğinde sert bir mesaj yer aldı:
“Bu mesele hukuki değil, siyasi bir sorumluluk meselesidir. Ve bu sorumluluğun hesabı günü geldiğinde sandıkta da, kamuoyunda da sorulacaktır.”
İYK’nin mesajı net:
“Yıkım değil, çözüm istiyoruz.”







